16 Şubat 2026, İstanbul
Türkiye’nin geri dönüşüm ve endüstriyel yağ sektörü artık kritik bir eşikte durmaktadır. Bu alan yalnızca bir ticaret sahası değil; ithalatı azaltan, yerli üretimi güçlendiren ve ekonomik bağımsızlığa katkı sağlayan stratejik bir güçtür. Ancak bugün sahada yaşananlar, sistemin güçlü bir irade ve kararlı bir düzenleme olmadan sürdürülebilir olmayacağını açıkça göstermektedir.
Metin Şirin, sektörün içinden gelen bir isim olarak mevcut tabloya dikkat çekmekte ve çözüm için açık bir çağrı yapmaktadır. Şirin Holding’in Aksüs Kimya’nın 17 dönüm arazisi ve demirbaşlarını devralmasıyla birlikte gerçekleştirilen 5 milyon dolarlık yatırım, üretim altyapısını güçlendirmiş; Tayraş Beyaz ürününün piyasaya sunulması, Golteks paketleme süreçlerinin geliştirilmesi ve Acıöz Konya tesisinin aktif hale gelmesi yerli üretim kapasitesini artırmıştır.
Ancak sahadaki gerçeklik, bu yatırımların tek başına yeterli olmadığını göstermektedir. Tayraş, Golteks, Acıöz ve Aksüs bünyesinde güçlü bir operasyonel yapı kurulamaması ve sektörün koordinasyondan uzak kalması, lisanslı firmaları ve küçük esnafı ciddi bir darboğaza sürüklemektedir. Bu durum yalnızca firmaların değil, doğrudan ülke ekonomisinin kaybı anlamına gelmektedir.
Metin Şirin, maliyet ile piyasa fiyatı arasındaki uçurumun artık kabul edilemez boyutlara ulaştığını açıkça ifade etmektedir. Ton başına yaklaşık 8.500 TL olan maliyetin serbest piyasa adı altında 16.500 TL seviyelerine çıkması, rekabetin değil düzensizliğin göstergesidir. Bu tablo üretimi baskılamakta, kayıtlı ekonomiyi zayıflatmakta ve küçük esnafı sistem dışına itmektedir.
Bugün lisanslı 17 firmanın yaşadığı mağduriyet yalnızca sektörel bir sorun değil, ekonomik bir alarmdır. Lisanslı üretimin korunmaması, piyasanın kontrolsüz bırakılması ve toplama süreçlerinin planlanmaması halinde hem üretim gücü düşecek hem de ithalat yükü artacaktır. Bu nedenle güçlü ve kararlı bir düzenleme artık bir tercih değil zorunluluktur.
Metin Şirin, devletin düzenleyici gücü ile sektörün üretim kapasitesinin aynı hedefte buluşması gerektiğini vurgulamaktadır. Yağ toplama alanlarının planlanması, tedarik süreçlerinin adil şekilde düzenlenmesi ve kapasiteye göre dağıtım modelinin hayata geçirilmesi halinde sektör kısa sürede toparlanacak ve ülke ekonomisine çok daha güçlü katkı sağlayacaktır.
Bu çağrı yalnızca firmalar adına değil; üretim yapan, istihdam sağlayan ve ayakta kalmaya çalışan binlerce insan adına yapılmaktadır. Adil rekabetin sağlanması, lisanslı firmaların korunması ve küçük esnafın sistem içinde tutulması Türkiye’nin ekonomik gücünü doğrudan artıracaktır.
Metin Şirin’in mesajı nettir: Ülkenin kazanması için sektörün güçlenmesi, sektörün güçlenmesi için ise ortak akıl ve güçlü irade şarttır. Birlikte üretmek, birlikte büyümek ve birlikte kalkınmak artık bir hedef değil zorunluluktur.
ABDULLAH YİĞİT- İSTANBUL
Çamoluk Gazetesi